22 Mayıs 2013 Çarşamba
Bu ne biçim hikaye böyle ?
"Bu ne biçim hikaye böyle
Hasta mısın nesin bana söyle
Gel gidelim güneylere
Yenileyip Eğlenmeye
Ya vazgeçer unutursun ya da yolun açık olsun hadiiiiii"
Herkes bu hayatta mücadeleci bir ruha sahip olmak zorunda mı?
Karşılaşılan olaylar illa hırsla ve zorlamakla mı geçer ya da geçmeli ?
Zorlamadan kolay şeyler insanın önüne gelmez mi ?
Hayat zor mu gerçekten !
Yoksa gerçeği nasıl algılayıp yorumladığınız mı hayat ?
Herşeye göğüs geren,zırh gibi insanlar , sorunların üstesinden çat diye gelebiliyor mu ?
Yoksa onlar çat diye çatlıyor mu ?
Herkesin hayatında birşeylere ulaşmak için bir engel var mı ?
Yoksa engelleri yaşayan bir tek ben miyim ?
Planladığımız şeylerin hiçbirinin gerçekleşmemesi bir Murphy kuralı mı ?
Yoksa "Tanrıyı güldürmek istiyorsanız ona planlarınızdan bahsedin" sözü mü gerçek ?
Herşey de var bir hayır ,hayırlı bir cümle mi ?
Yoksa insanoğlunun kendini kandırdığı bir kalıp mı ?
O değil de cancağızım, yaşadıklarınla mücadele edecek enerjin,hırsın, isteğin yoksa ne yapacağız
sen ondan haber ver olur mu ?
Yani özetle Serdar Ortaç'ın da dediği gibi :P Kafamda deli sorular !!!
22 Nisan 2013 Pazartesi
Ev Kadını Halleri-1
Şunu anlıyorum ki, hayatımın her evresinde istediğim şeyler farklı
Ee tamam bunda garip birşey yok ki denebilir ; belki de herkes aynı basamaklardan geçiyor , bilmiyorum...
20'li yaşların başında prestijli bir firmada asistan olarak çalışmak bir gurur kaynağı iken
20'li yaşların ortalarında o prestjli firmada üst basamaklara tırmanmak için çalışmak ağır basıyordu
Sevgili yıllar biraz daha ilerledi derken 20'li yaşların sonuna geldik
Geriye dönüp baktığımda ne için çabaladığını anlayamamış,kafası karışık ,yorgun bir yetişkin görüyordum...
İşte bu noktada tam bu noktada bilinçaltında biriken SEN ortaya çıkıyordu...
Ne istiyorsun ? Nee ?
İç sesin konuşuyor :
"Evcil bir kadınım ben,
Çocukken hiç resim çizemez halimle çizdiğim ; o pembe bacalı , önünden nehir geçen, bacası tüten ev vardı ya
İşte o evdeyim, kafam sadece ailem ile ilgili konularda
Sabah kalkıyor, evin reisini iş'e, çocukları okula uğurladıktan sonra ,yorganları havalandırıyor
günlük gazetelerimi okuyor ve komşularla türk kahvesi keyfine geçiyoruz...
Ev'e yapılacak alışverişlerim var onları hallediyorum
Sonra mağazalara bakınıyorum,
Starbucks da kitap okuyorum
Akşam yemeği hazırlıkları için mutfağıma geçiyorum.
Hazırlıklar tamam
Çocuklar geliyor; ne kadar da çok şey yaşamışlar bir gün de, hararetli hararetli konuşuyoruz
Tecrübelerimi paylaşıyorum, anladıklarını da sanmıyorum ama ...
Derken bir anlık boşluk oluyor
Ben de o arada sofrayı kuruyorum
Kapı çalıyor, Baba geldi....
Kapıyı daima ben açarım ;) yalnız kalma günlerden alışkanlık işte
Sofra hazıııır.....
Ben yemek yaparken doymuşum ,kendime kuş kadar alıp diğer tabakları dolduruyorum:)
Bu akşam da Şarap açasımız geldi, içiyor,konuşuyor,konuştukça keyifleniyoruz...
Kırmızı şarap da bizi oldum olası hep mayıştırırdı zaten, e yine mayıştık.
Çocukların yarın ki programlarını organize edecek kadar da mayışmadım ama...
Kim nerde ne yapacak planlarını yaptıktan sonra, 1 saatimiz var özel onu da değerlendirip
Günü huzurla kapatıyoruz...
Her gün ayrı macera ama ne huzurlu macera. "
...
21 Nisan 2013 Pazar
Kolay
Hayatta kolay olabilen şeyler yok mu?
Zahmet etmeden , emek harcamadan , sen olduğun yerdeyken sana gelen akan...
Son zamanlarda epeyce kafa patlattığım bir mesele bu
İsteyip kenara çekilip beklemek değil tabi ki demek istediğim ancak; istenilen herşey de zahmetli olmak zorunda mı ?
Kendiliğinden suprizler olmaz mı hayatta ?
Olur
** Neyin üzerinde zorlarsan geç
** Neyin üzerinde zorlamazsan supriz
Hayatın 2 cümlelik özeti bu olsa gerek şimdilik
20 Nisan 2013 Cumartesi
Beklemek - - -
Beklemek ne zor şeydir bilir misin ?
Hani istersin ; zaman hiç geçmesin o güzel an hiç bozulmasın, burda kalalım-şu anda "Sabrina" gibi zamanı durduralım
dersin
O zaman gürül gürül geçer ya...
Durmaz istediğin yerde
...
Bir de onun tam tersi vardır
Hadi geçsin şu zaman da kavuşalım sevdiceğimize
İşte o zamanda saniyelere takılırsın
Geçmez...
Kalır kaldığı yerde
...
Hayat bu gelgitinde gide dursun...
Beklemek ne zor şeydir ,ne meraklı şeydir
Ne umutlu şeydir
Ne sen birşeydir...
4 Nisan 2013 Perşembe
Herşey Güzel Olacak-Öyle
Mutlu olunacak OL, Herşey güzel olacak OLACAK
Evrenden ne istersen olur, OLUR
Pozitif düşün pozitif olsun,OLSUN
Ve ben ve diğer olumlamalarım
...
Hayat basit mi yoksa ?
Zorlukları görünce kaçıyorum, bakıyorum ki o zorluk üzerine gidilmeden aşılmıyor
hatta o zorluk dediğin şey üzerine gidince içine kaçıyor :)
Ne yaşatıyorsan kafanda kendin yaşatıyorsun, gerçekler hiç de öyle senin korktuğun gibi olmuyor.
Bir şekilde oluyor. Olmuyorsa da olmuyordur.
Herşey yaşanılan şeyi ne kadar kabullendiğinle doğru orantılı, kabul edemiyorsan inatlaşıyorsun demektir. Ne kadar uzun süre inatlaşırsan o kadar uzun süre irdeliyorsun ,irdeledikçe başka şeyler derken koskoca bir yumağın ortasındasın.
Hayat basit.... Hem de çok basit...
Hatta "basit" kelimesini yazdığım kadar basit ... öyle kabul edersen...
Ben basit hayatımın temellerinin ne olacağını biliyorum ; çünkü sevgili hayatımın bu dönemi bana gösterdi...
Haydi şimdi yeniden başlıyoruuuz.....
8 Ocak 2013 Salı
Sokaktan Beslenmek
"Sokaktan beslenmek" adı altında dillere pelesenk olmuş; ancak yerine daha iyi bir cümle koyamadığım bu ifadeyi seviyorum.
İçinde bulunduğum cam fanus'tan çıkma hamlesi sonrası sokaklarda daha fazla olmayı planlıyordum ama her planladığım şey gibi bu da olmadı... En azından şimdilik...
Aç parantez yıllarca projeleri planlayıp kendi hayatımı planlamayamam nasıl bir ironi ama bu cümle detayına girmeyeceğim kapa parantez.
An itibariyle entelliği bırakıp :P dizi seyredip hayatın içinde olan, kuaförde konuşulan dizi karakterlerinin kim olduğunu artık yakalayabileceğim.
Hürrem denildin mi tüm tarihçeyi sıralayabilmeliyim.
Hatta Acun markalı yapımları izlemem şart; en azından "O ses Türkiye "de yarışmanın hangi kural çerçevesinde ilerlediğini bilsem iyi olur o konuda çok zayıfım zira.
Otobüs'e binmek için gerekli şartlar, otobüs numaraları ve durakları,metrobüs kuralları bir diğer gelişme göstermem gereken alanlardan biri."Public Transport."
Metro'ya binmeyi biliyorum :=) Minibüs de ustayımdır da, geçen bir bindiğimde kendi yaşımda bir adam yer vermişti . Neden acaba ? Bunun da nedenini bilecek kadar usta olmalıyım ,hedefim bu!
Mesela Tocam geçenlerde " sen metrobüs'e binemezsin" dedi; niye öyle dedi ki ? Binmeyi beceremeyeceğimden mi ? yoksa o kadar girişken mi değilim ? Yoksa ne yani?
Netice Birmingham Palace da büyümedim ? Yatağımın altındaki bezelyeyi fark edecek kadar narin bir Prenses de değilim
Eee o zaman ?
O zaman şu: Clementi'nin balonu patladı
Ben şimdi kendime yeni bir balon yapıyorum, bu balonda gerçek hayattan besleniyor bu sefer,sokaktan...
6 Ocak 2013 Pazar
Genetiği ile oynanmış Hayat'lar...
Hayatı başladığı gibi bitiren kaç kişi var ? ( Hoş nasıl başlanıldıysa öyle devam ediyorsa fena da ben başlangıç cümlesini sansasyonel olarak yazdım. )
Anne karnındayken başlayan,0-3 yaş arası yaşananlarla bilinçaltımıza yerleştirdiğimiz kodlar ile benliğini devam ettiren kaç kişi var ?
Lineer olmayan bir yol Hayat : iyi ki de öyle yoksa 7 milyar aynı insan ne yapacaktık bu küçük dünyada...
Dürtülüyor dürtülüyor bir yerlere erisiyor, sonra o erisilen yerden de tatmin olmayıp yine basliyoruz,hayde bre baştan...
Hayır benim korkum şimdi biz birşeyleri değiştir değiştir kurcaliyoruz ya, kopmasın bu genetik çat diye orta yerinden : = )
Kurcalamadan mı yoksa kurcalayarak başka bir molekül tanesi olarak mı kalsak ?
Benim için biraz geç ama ben kodlarımı bulup oynamayı seviyorum;
her çekirdek inanc'ı bulup üzerinde çalışmak zaten en az 2 sene; her kod'un içinde yaşadığım senaryo ve insanlar başka, "chapter" atladıkça kalanlar kalıyor,yeni chapter da olmayan zaten olmuyor, birileri geliyor,mekanların değişiyor
sen de değişiyorsun anlamasan da...
Bir ileri iki geri gidiyor gibi hissediyorsun bilinçaltın oyun oynuyor ;ama
artık sen başka bir sensin :
cümlelerin,
hayata bakışın
duruşun,
saçın,
renklerin,
kıyafetlerin,
okuduğun yazarlar,
izlediğin kanallar,
yaptığın iş,
....
Değiştin, ve dedin ki :
"Sorgulayıp sorgulayıp bunalıp değişmeyi seviyorum..."
Sıradaki kod ?
Benim için biraz geç ama ben kodlarımı bulup oynamayı seviyorum;
her çekirdek inanc'ı bulup üzerinde çalışmak zaten en az 2 sene; her kod'un içinde yaşadığım senaryo ve insanlar başka, "chapter" atladıkça kalanlar kalıyor,yeni chapter da olmayan zaten olmuyor, birileri geliyor,mekanların değişiyor
sen de değişiyorsun anlamasan da...
Bir ileri iki geri gidiyor gibi hissediyorsun bilinçaltın oyun oynuyor ;ama
artık sen başka bir sensin :
cümlelerin,
hayata bakışın
duruşun,
saçın,
renklerin,
kıyafetlerin,
okuduğun yazarlar,
izlediğin kanallar,
yaptığın iş,
....
Değiştin, ve dedin ki :
"Sorgulayıp sorgulayıp bunalıp değişmeyi seviyorum..."
Sıradaki kod ?
5 Ocak 2013 Cumartesi
Ne zaman teyze oldum ben ?
Birbirimize hitap şekillerini nerden alıyoruz ? Hayır yani nasıl karar verdi de bugün bana torununu yanında dolaştıran bir dede : " hadi şirin teyze'ne güle güle de" diyiverdirdi minnacık bebeğe :/
Sinir oldum Şirin Teyze ne ?
Ben gerçekten yaşlanınca yani aysel gürel gibi olunca=) ne diyecek bu çocuk bana
Şirin teyzenin teyzesi
Şirin ana
Şirin hanım
Şirin dede
Benim için isimlerin sonuna eklediğim tanımlamalar önemlidir ;
sevdigim ve sizli hitap etmek zorunda olduğum insanlar
sevmediğim ve sizli hitap ettiğim insanlar
iş icabı sizli konuştuğum insanlar
Toplamda isimlerin sonuna eklediğim hanım ve bey sözcüklerinin ardından o kişiye ait duyguları şıppadanak anlaşılabilir...
İtiraf : en çok da bu özelliğimi seviyorum; sevdiğim ve sevmediğim insanları tonlamalarımla ayırt edebiliyorum...
3 Ocak 2013 Perşembe
Yeni mi Yıl
Sahi yıl kaç oldu ?
-2013
O kadar ne zaman oldu? 2012 de bitmiyor muydu ?
Bitmedi, birşeyin bittiği de yok
Herşey bitip bitip yeniden başlıyor
Sadece ben bittiğimde ne olacak onu bilmiyorum, kum tanesi olarak falan dünyaya geri gelmeyeyim de
o beni biraz bozar... :)
Her sene diledik diledik aynı seyler, istediğim olmuyor istemediklerim oluyor diyorsanız ; buraya...
Yalnız değilsiniz...
Dolayısıyla da yeni seneye " Bu ne lan dünün aynısı" dediyseniz
Yine yalnız değilsiniz...
Bir yanım bunları fısıldasa da şiddetle kulağıma; her zaman ki gibi diğer yarım da dedi ki
Girdiğin aynada, geçmiş gibi dîğer küreye,
Sorma bir sâniye, şüpheyle, sakın: "Yol nereye?"
Ayılıp neş'eni yükseltici sarhoşluktan,
Yılma korkunç uçurum zannedilen boşluktan
Duy tabîatte biraz sen de ilâh olduğunu,
Rûh erer varlığının zevkine duymakla bunu.
Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız,
Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız,
Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!...
İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.
Yeter ki umutlarımız kaybolmasın....
Ayrıca bu yıl dilekleri oldu bilin ;))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
