24 Mayıs 2011 Salı

Bitmez tükenmez derslerimden biri daha



Çoğu insan için hayatın en hüsran verici yanlarından biri, diğer insanların davranışlarını anlayamamaktır. Onları "masum" yerine "suçlu" görme eğilimimiz vardır. Başkalarının sadece bize sinir bozucu gelen davranışlarına, yorumlarına, cimriliklerine ve bencilliklerine odaklanmaya pek hevesliyizdir; o zaman da çok bozuluruz. Eğer davra...nışlara fazla odaklanırsak, insanlar bizi mutsuz ediyormuş gibi görünebilir.

Wayne Dyer bir konferansında şöyle bir esprili tavsiyede bulunmuştu: "Sizi rahatsız eden tüm insanları toplayıp bana getirin. Ben onları tedavi ederim, siz de rahat edersiniz." Elbette, olacakşey değildi bu.İnsanların tuhafşeyler yaptıkları doğrudur, (kim yapmaz ki?) ama buna bozulan biz olduğumuza göre, değişmesi gereken de biziz. Ben burada şiddeti, veya bunun gibi çarpık davranışları kabullenip, hoş görmekten bahsetmiyorum. Önerim sadece insanların
davranışları karşısında daha az rahatsız olmayı öğrenmenizdir.

Masumiyeti görebilmek bir dönüşüm yapabilmenin en önemli gerecidir. Bu dönüşüm sonucu, birisi beğenmediğimiz biçimde davranmışsa, kendimizi davranışın biçiminden uzaklaştırıp, ardında yatana bakabilir ve o kişinin art niyet-sizliğini görebiliriz. Düşünce tarzımızdaki bu küçük değişiklik çoğu zaman bizi hemen halden anlayan bir konuma getiriverir.

Arasıra bana acele etmem için baskı yapan insanlarla çalışırım. Çoğu kez beni hızlandırmak için kullandıkları ifadeler kabadır. Eğer onların sözcüklerine ve ses tonlarına kapılacak olsam rahatsızlık duyarım; hatta, öfkeli karşılıklar verebilirim. Onları "suçlu" olarak görürüm. Oysa, benim acelem olduğu zamanlarda hissettiğim telaşlılığı

hatırlayabilirsem, onların davranışlarındaki masumiyeti görebilirim. En sinir bozucu davranışın ardında bile, anlayış görmek için çırpman mutsuz bir insan vardır.

Bundan böyle ne zaman birisi size tuhaf gelen bir davranışta bulunursa, onun davranışının ardındaki masumiyeti görmeye çalışın. Eğer halden anlamaya hazırlıklıysanız, bunu görmek zor olmayacaktır. Art niyet olmayışını, gördükten sonra da, o davranış sizi artık rahatsız etmeyecektir. Başkalarının davranışına sinirlenmediğiniz zaman da hayatın güzelliklerine odaklanmak çok daha kolay olur.

Kaynak : Ufak Şeyleri Dert Etmeyin - Richard Carlson

22 Mayıs 2011 Pazar

Patlıcan Oturtma

Patlıcan'ın mevsimi geldi
Her çeşidini itina ile yapabilirim (salatasını,zeytinyaglısını,sıcaklarını)
Daha 2 gun once karnıyarık yedik kesmemiş olsa gerek pazardan yine patlıcan aldık
Sıra patlıcan oturtmaya geldi
Kendisi en az karnıyarık kadar meşakatli bir yemek ancak kendim yaptım da o yuzden mi bilemiyorum
çok nefis oldu


Malzemeleri veriyorum
250gr-500 gr arası kıyma ( bu patlıcan içinde ne kadar kıyma gormek istediğinize bağlı)
5 adet  patlıcan
1 baş soğan
5 tane sivri biber
3 iri domates
biber salçası
Tuz
Karabiber
Kofte yapımında kullanılan diger baharatlar (bu sizin yaratıcılık ve damak zevkinize gore)


Nasıl yapılıyor peki?
1.)Bir tencereye kıymayı ve kup kup dogradıgınız soganları ve az miktar yag ile kavurmaya başlıyorsunuz
2.)Kıyma ve soganlar kavrulunca üzerine rendelenen domatesleri
ve ardından kucuk kucuk dogranan sivri biberleri ekliyorsunuz
3.)Baska bir kapta biber salçası su ile uzevlenir ve tencereye dokulur
4.)tuz,karabiber ve diger baharatlar eklenir
5.)Kıyma harcı pişirilmeye bırakılır, koku burnunuza gelince ocagın altını kapatabilirsiniz.


Bu arada
6.)patlıcanları alaca soyup kup kup dograyın ve kızartın
7.)Kızaran patlıcanları kıyma harcının uzerine dokun
8.)Tencereye biraz sıcak su ekleyin
9.) 5 dk da pişirin
10.) 10 adımda bitti :)


Yanında ne yenir  ?
Domatesli pilav
ve
Cacık


Zorluk derecesi
Patlıcanlar kızarırken siz de kızarıyorsunuz
Onun dışında oldukça basit


Not: resim iphone'umdan oldugu için yemek kadar şahane olmadı...


21 Mayıs 2011 Cumartesi

Budur İşte







Sabah uyanabilmek;
Havayı içine soluyabilmek,
Fırına gidip sıcak ekmek Bakkaldan ise gazete alabilmek,
Gündemi takip edebilmek,
Sevdiğin yazarları  okuyabilmek,
Bunları tartışabilmek,konuşabilmek,












Yürüyebilmek uzun uzun,
Sonra yorulabilmek,
Öğlen ne pişireceğini düşünmek ( çalışan kadınlar için sadece hafta sonu geçerlidir :) )
Kitap okuyabilmek,
Fonda klasik müzik dinleyebilmek, ( digiturk olanlar için kanal 102 : mezzo :) )
Çiçeklere su verebilmek ,kuruyanlar için üzülebilmek
Bloguma yazı yazabilmek,
Telefon rehberinden arkadaşları arayabilmek,kısa ama icten konusmalar yapabilmek


30 yaşından sonra basketbola başlayabilmek,turnike'yi yarım yamalak da olsa atabildiğine sevinmek :)


Akşam ne pişiriceğini düşünmek
Hafta sonu olduğu için yemek pişirmekten vazgeçmek
En keyif aldığın bar'a gitmeye karar verebilmek
Çakır keyif olabilmek
Uyuyabilmek































20 Mayıs 2011 Cuma

Hakan'ın talibi Ayşegül stüdyomuzda

Erkek :Öncelikle hoşgeldiniz ,Kendinizden biraz bahseder misiniz ?
Kadın:20 yaşındayım,akrep burcuyum,duygusalım,romantigim
Erken:ohh o zaman burcunun ozelliklerini taşıyorsun
Kadın: gecen gun şarkı soyluyordunuz,cok etkilendim,sadece sizin için geldim
Erkek:Sormak istediğiniz şeyler var ise cevaplayayım
Kadın:Ne işle meşgulsunuz
Erkek: Zırvalar birseyler
Kadın:Ev kendi evin mi ?
Erkek:Ailemle yaşıyorum
Kadın:hmmm
Kadın:evlendikten sonra ?


Bu kadar 2 dakika sohbet üzerine
Sunucu ve studyo konuklarının ısrarcı bakışları ve anlamsız sözleri üzerine
Tamam bir çay içelim
Şansımızı deneyelim


Allah aşkına ne şansı, kızcagizim daha 20 yaşındasın
ne oldu sana ne yaptılar da 20 yaşında eyvah sanırım aile kuramayacagim tribine girdin ve programa dokuldun?


Tamam bundan 30-40 yıl once boyle bir toplumsal kuramımız vardı; çünkü kadınların esamesi okunmuyordu,toplum erkeklerden meydana geliyordu,kadinlarımız ,genç kızlarımız ,analarımız 2. planda yer alan kahramanlarımızdı.Askere gidip gelen erkek dışarı kaçmasın aman hayat kadınına gonlunu kaptırmasın diye everiliyorlardı : gorucu usulu ya da şansın varsa çeşme başında aşık olduğun kız ile evleniyordun.
Dünya 90'ların başında yavaş yavaş 2000'li yılların başı itibariyle hızını ongoremediğimiz şekilde değişti,değişiyor.
Teknolojinin hayatımızda olmazsa olmaz olması,herşeyin görünür kılınması,bilgi'ye ulaşabilme kolaylılığı,akıllı telefonlar hayatlarımızın seyrini değiştirdi.
Öncelikle kadınlar artık okuyor,okuduktan sonra çalışma istiyor,kendi ayaklarının uzerinde durmak istiyor; ben de varım demek istiyor.Yuzde her ne kadar dusuk  olsa da ben de varım diyor
Bundan 10 sene sonra farklı olacak,bir 10 sene sonra daha farklı olacak.


Eyy kadınlar!!!
Aile kurma isteği genlerimizden geliyor evet;çok da doğal bir istek bu
Ama herkes kendi kalitesini kendi belirler
20 yaşında eş bulmak için TV de 2 dk konustugun bir insan ile ne şansından bahsediyoruz
Her kotu kader kendini kandırmak ile başlar
Bu sadece 20 yaş 30 yaş 40 yaş meselesi değil
Koca,eş,hayat arkadaşı,partner ya da her ne diyorsanız adına
Kendinizi aile kurmanın son eşiğindeyim,yaşım geçiyor psikopozuna sokmayın
Elimde bu kaldı bununla evleneyim bari
Eşe,dosta,programa haber salalım koca bulalım sendromundan çıkamadığımız sürece
Mutsuz kadınlar topluluğu oluşturacağız
Bu da kendi sonucunu doğuracak
Sorunlu aileler,çocuklar ve kadınlar


Seçilen değil ,Seçen olalım
Böyle bir şey mumkun olabiliyorsa sevgili okuyanlar

14 Mayıs 2011 Cumartesi

Erguvanlar açar ve nihayet Bahar görünür

Erguvanlar açar,Bahar gelir
Bulut çekilir,Güneş açar
Sisli puslu yağmurlu günler yerini açık,temiz ve sıcak günlere bırakır


Denize girme zamanı gelir
Buzlu mocha Baileys ile iyi gider
Rakı balığın tadına daha da bir varılır
Soğuk bira daha da bir keyif verir


Depresif hava yerini zıt kardesi Manik'e devreder
Pazar gunu koymaz insana
Aşık olmak daha kolaydır
Insanın için sebepsiz kıpırdar


Tiril tiril elbilseler
Şıfıdık terlikler




Daha ne olsun Yaz geliyor müjdeleriyle...










5 Mayıs 2011 Perşembe

Cunda'dan gecerken...



Yolumuz'un yeni yasimda Cunda'dan gececegi varmis;
Deniz kenarında balikcilar
Dunyanin en guzel mezeleri
Taze yeşillikler
Temiz hava
ve
Sevdiklerim


Insan baska ne isteyebilir ki ?
Kendinin ne oldugunu,nerden geldigini,ne yaptıgını unutuyorsun orada


Birsey olmustu 1 gun once,canımı sıkmıslardı 
Birine hiddetlenmiştim yine
Gerim gerim olmustum
Neydi ki o sahi ?
Hatırlamıyorum
Isın acikcasi umrumda da degil
Unuttum herseyi 






Tek hatırladıgım sevdiklerim
Gelecek guzel gunlerim


Bu hisler ile girdim yeni yasima






Demek ki neymiş
Kendinden kacmak için Cunda'ya  gidilirmiş...