30 Ocak 2011 Pazar
Anneler ve Kızları
3 kuşak farklı kadin bir araya gelirse ne olur ?
Senlik olur,
fikir ayriligi olur,
ciglik cigliga kahkahalar olur,
dedikodu olur,
kapı gıcırtısına oynama olur,
mutluluk gozyasi olur,
gercek gozyasi olur,
dertleri paylasmaca olur,
tika basa doymaca olur,
alisveris olur,
gezmece olur,
ara ara kaos olur,
ozlem olur,
ayrılık olur,
telefon konusmalari olur,
sitem olur,
en zor zamanında yanında olur,
en mutlu anında yanında olur,
ruhen hep yanında olur
destek olur,
huzur olur
onlar senin herseyin olur
Anne-Kız kardes ve Abla olur
29 Ocak 2011 Cumartesi
The Londoner
3 kere Londra'ya gitmekle Londrali olmadim tabi ...
Ama her gidişim Ingiltere'ye farklı açılardan bakabilmemi sağladı diyebilirim.
Hani bazi filmler,kitaplar vardir ya, defalarca seyredersiniz,okursunuz her seferinde de baska birseyler yakalarsiniz
İşte bu da böyle
Aylar öncesinden aldigimiz beles Pegasus ucak biletimiz bizi Londra'ya goturdu, cok da bilinci bir tercih degildi yani :=)
Benim vizem vardi, 2 kisilik vize parasi odemeyelim derken
kendimizi Londrada bulduk.
Insan ayirim nedir ? Toplumlar nasil siniflara ayrilir ? Ben kimim ? Avrupa ulkesinde nasil algilaniyorum ? Sorularinin yanitini ucak'tan iner inmez pasaport kontrolune dogru giderken anliyor.
Az once ucakta kardes kardes geldigimiz sevgili dunya insanlari olan bizler EU ve Non EU diye ayrilinca
anliyorsunuz; hatta ister istemez bakiyorsunuz
bu 2 koltuk onumde oturan kir sacli adam ve yanindaki genc kadin EU uyesimiymis,allah allah tipleri oyle gostermiyordu
yanimda 4 saat boyunca uyuyan, cocugu ortalarda kalan, arapca konusan kadin ; nasil ya o da mi EU uyesi, Ingiliz bir adamla evlenmis herhalde
ucaga binmeden once sempatik bir tebessumle birbirimize baktigimiz universite ogrencisi kiz ile de yollarimiz ayrılıyor, pasaport kontrolu oncesi
Ayri dunyaların insaniyiz bu havalalaninda ey sevgili dunyali kardesim
Sen yoluna devam ediyorsun,
Ben ise UK border agency'nin hazirladigi mini kartlari dolduruyorum
Hay allah ya neydi kalacagimiz yerin telefon numarasi
bugun 20 ocak 23 ocak oglen donuyoruz, yani 4 gun 3 gece kalmis oluyoruz
meslegim, projeci : anlayacaklarmi acaba ?
Bu arada benim gibi Non EU uyesi sevgili Turk kardesim
elimdeki tukenmez kalemimi istiyor
"Kaleminizi alabilir miyim ? "
Alamazsin demek istiyorum içimden ;çunku elimdeki kalem Oz'un bana dogum gunu hediyesi,alamazsin
surekli birseyler yazma ihtiyaci hisseden bir kadin oldugumdan, cantamda 5 kalem , birden fazla kagit bloknotlar falan olur genelde
"Elimdeki kalemi veremem" diyorum ama cantamdan baska bir kalem cikarip sevgili Turk kardesime iletiyorum
"kalem kalabilir" diyorum
sonra kos pasaport kontrolune.
Pasaport konrolundeki kadina gereksiz bir siritmanin ardindan ve klasik sorulari basariyla tamamladiktan sonra
evet su an olmak istedigimiz yerdeyiz.
Bu tatili de hakettik,2010'un uzerimizdeki kalintilarini burada birakmayi planliyoruz
basariyoruz da :)
**
Elif Şafak'in yeni romanini yazmak icin neden Ingiltereyi tercih ettigi cok acik; sehir bir sanat sehri
her yerinde bir sanat var; tarih onlarin tarihi degil ama toplamislar sergiliyorlar.Sokaklarda gercek ingilizleri cimbizla secip cikarmaniz gerekiyor; dunyanin hersehrinden insan var burda. Kozmopolit kelimesini kullanacaginiz bundan daha uygun bir yer azdir herhalde dunya uzerinde.Birde hava kapali, gri bulutlar,yagmur... Gozlem yapmak,gozlemlediklerini yazmak icin oldukca elverisli ve de verimli bir memleket.
**
Londra da sehrin altinda sehrin ustundekinden daha yogun bir kalabalik var ,gunde 3 milyon'u aşkın insan gelip geciyormus metrodan.
Biz de 3 gun boyunca o 3 milyon insandan biriydik
Ilk dikkatimi ceken ve imrenerek hatta sasirarak baktigim olay; insanların %80'i okuyor:
kitap-gazete-dergi okuyan,ipad'inden okuyan, iphone'nundan okuyan,bulmaca cozen insanlarla dolu her taraf
ne guzel bir manzara allahim
Abartmiyorum;yuruyen merdivenlerde okuyan insanlar da gordum.
"Şehri guzel yapan ,insanlarin suratlari degil ya " dedi Babam, cok dogru soyledi.
Pasaport kontrolunden gecerken ki kadinin bize kustah bakisi degil de , iste bu durum ezdi beni.
Metro'nun icinde de şap diye fotograf cekmeye cesaret edemedigimden gizlice cektigim flu resmi paylasiyorum :(
**
Ama annemin yemeklerini ozledim ; yemek olarak tek kultur sandwich malesef, her yer sandwich dukkanı,super marketlerde koca koca bolumler var sandwich icin
yenebilecek baska birsey yok
Kotu bir fish&chips macerasindan sonra kendimizi alkole verdik
yani kendimizi klasik ingiliz pub'larina attik
Ne guzel kulturdur kardesim is cikisi suyunu cikarmadan 1 tek atip sonra eve dogru yola koyulmak
**
Kocaman yesil alanlar,parklar da Londra'nin baska bir guzelligi ve o parklar'in icinde saat mevfumundan bagimsiz -3 derece de kısacik şortlar ile koşan insanlar
Bizde bu arada saskin gozlerle sincaplara bakiyoruz :)
**
Yapılacak o kadar cok sey vardi ki; 3 gune ancak sehre tepeden azicik azicik bakabilmeyi sigdirabiliyoruz.
Bir sonraki gezimiz icin Londra ile sozlesip,vedalasiyoruz...
18 Ocak 2011 Salı
Dünyayı Güzellik Kurtaracak
"Dünyayı güzellik kurtaracak
Bir insanı sevmekle başlayacak herşey"
http://www.dailymotion.com/video/xeg1pc_zulfu-livaneli-bir-insan-sevmekle-l_creation
Dostoyevski'nin bu inanç dolu söylemini zaman zaman hatirlayip
yaşamı bir de bu açıdan yaşamak gerekmiyor mu ?
Ben inaniyorum hem de tüm kalbimle
Insan zaten sevgiden dünyaya gelmedi mi ?
Iki vucudun birbine kenetlendiği anda zevkin bir sonucu olarak hayata adım atmadık mı ?
Başka söze gerek var mı ?
Zorlukla,baskıyla,şiddetle istenilen sonuca ulaşılabilecegine inanmıyorum
bu şekilde ulaşılan sonuç sonuç değildir benim gözümde
Çatışma ile bugüne kadar hangi konu çözülmüştür,
Çözüldüğü zannedilip çözülememiştir;
Ya da olsa olsa kendimizi kandirmisizdir hem de bile bile...
Inanmak lazım,güvenmek lazım,her insanın icinde saf çoçuğun var olduğuna
Herkes'in içine şeytan kaçar
Marifet şeytanla değil,çocukla oynamak ; içlerimizdeki çoçuklara ulaşmak
Çok mu safça ?
Değil, değil...
15 Ocak 2011 Cumartesi
Eli Kulağında
**Oldu Olacak**
Bitti Bitecek
Geldi Gelecek
Gitti Gidecek
Baktı Bakacak
Gördü Görecek
Taktı Takacak
Aldı Alacak
Uçtu Uçacak
Kondu Konacak
Çaldı Çalacak
Girdi Girecek
Aradı Arayacak
İçti İçecek
Açtı Açacak
Yağdı Yağacak
Koptu Kopacak
Baktı Bakacak
Çıktı Çıkacak
Anladı Anlayacak
Yazdı Yazacak
Düştü Düşecek
Doğdu Doğacak
Yeşerdi Yeşerecek
Kaldı Kalacak
Oynadı Oynayacak
Koştu Koşacak
Patladı Patlayacak
Yaktı Yakacak
Çekti Çekecek
**Oldu Olacak**
Eli Kulağında...
9 Ocak 2011 Pazar
Cemal Süreyya anısına...
9 Ocak 1990,Istanbul da son bulur şiirler
1931 Erzincan da başlar hayatı der kayıtlar;halbuki
Doğum günüm yoktur der benim şair...
Belki de babam sırf bu cümleden dolayi cok seviyordur Cemal Süreyya'yı;
Şöyle bir anı var belleğimde hayal meyal ama bazı yerleri çok net:
Babam bir gün eve elinde bir şiir kartı ile gelir max. 20 cm uzunlugu olan eni dar dikdörtgen sarı bir kart
Adam kadın ve çocuk
Ve
bu şiir evin sokak kapısının tam karşısındaki aynada yıllarca kalır,ben de gide gele okuya okuya şiiri zihnime kazıdım.
Babam da şiir okumayı çok sever ;arada bizlere usul usul okurdu.
İşte böyle tanıştım Cemal Süreyya ile ben ortaokul yıllarımda.
1931 Erzincan da başlar hayatı der kayıtlar;halbuki
Doğum günüm yoktur der benim şair...
Belki de babam sırf bu cümleden dolayi cok seviyordur Cemal Süreyya'yı;
Şöyle bir anı var belleğimde hayal meyal ama bazı yerleri çok net:
Babam bir gün eve elinde bir şiir kartı ile gelir max. 20 cm uzunlugu olan eni dar dikdörtgen sarı bir kart
Durakta üç kişi
Adam kadın ve çocuk
Adamın elleri ceplerinde
Kadın çocuğun elini tutmuş
Kadın çocuğun elini tutmuş
Adam hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü
Kadın güzel
Güzel anılar gibi güzel
Güzel anılar gibi güzel
Çocuk
Güzel anılar gibi hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi güzel
Güzel anılar gibi hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi güzel
Cemal SÜREYA
Ve
bu şiir evin sokak kapısının tam karşısındaki aynada yıllarca kalır,ben de gide gele okuya okuya şiiri zihnime kazıdım.
Babam da şiir okumayı çok sever ;arada bizlere usul usul okurdu.
İşte böyle tanıştım Cemal Süreyya ile ben ortaokul yıllarımda.
1 Ocak 2011 Cumartesi
Artık Kısa Cümleler Kuruyorum
Senenin ilk yazısının birşeylerin,birilerinin,içimdeki bir dönemin kapanış yazısı olmasına karar verdim.
Neden mi ?
Durup dururken, "teşekkürler büyüyorum sizinle" derken buldum kendimi
Bir anlamı olmalı dedim :=)
sonra Şebnem Ferah
sonra sözler
evet işte buydu ne eksik ne fazla ;
"Sizi bilmem, ama ben karar verdim.
Su gibi duru olup hep akmaya,
Başka sular tanıyıp, çoğalmaya,
Dalgalanmaya, taşmaya...
Son günlerde çok düşünür oldum,
Zor zamanları çabuk atlatır oldum.
Yalnız mıyım insanlar içinde?
Arkadaşlarım, aşklarım içimde.
Yara aldım bundan iki yıl önce,
Hiç susmadım, şarkı söyledim günlerce
Artık kısa cümleler kuruyorum,
Sevdiklerim, sevmediklerim yanımda.
Kabullendim herşeyi olduğu gibi.
Yola çıktım, yarınlara...
Son günlerde çok düşünür oldum,
Zor zamanları çabuk atlatır oldum.
Bakıyorum aynaya her gece,
İçim rahat, biraz yorgunum sadece.
Hayatıma giren herkese,
Yaşanmış her şeye
Teşekkürler, büyüyorum sizinle..."
http://www.dailymotion.com/video/x4klbx_sebnem-ferah-artik-kisa-cumleler-ku_music
Ben ormanımın diger eşsiz diyarlarına gidiyorum...
Geçmişte bıraktığım maceramda:
yanımda olan,olmayan,olmuş gibi görünüp ama olmayan,gerçekten var olan,beni benden daha çok seven,sevmeyen,destek veren,destek verdiğini bilmeden hayatima derin ufuklar katan,beni feyz alanlar,benim feyz aldıklarım,irite olduklarım,kızdıklarım,utandıklarım,utandırdıklarım,saygı duyduklarım,gözümde pul kadar değeri kalmamış olanlar ama hala hayatımda bir şekilde kalanlar,iyi niyetli olanlar,olmayanlar ( iyi niyetli olmayan şahısların yeni hayatımdan ben söylemeden sevgiyle ayrılmalarını rica ediyorum :=) ),beni karşılıksız sevenler,benim karşılıksız sevdiklerim ve can dostlarım
Teşekkürler beni sizler var ettiniz
dünyanın en arabesk lafı da bu kadar uysun :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

