29 Ocak 2011 Cumartesi

The Londoner



3 kere Londra'ya gitmekle Londrali olmadim tabi ... 
Ama her gidişim Ingiltere'ye farklı açılardan bakabilmemi sağladı diyebilirim.
Hani bazi filmler,kitaplar  vardir ya, defalarca seyredersiniz,okursunuz  her seferinde de baska birseyler yakalarsiniz 
İşte bu da böyle


Aylar öncesinden aldigimiz beles  Pegasus ucak biletimiz bizi Londra'ya goturdu, cok da bilinci bir tercih degildi yani :=)
Benim vizem vardi, 2 kisilik vize parasi odemeyelim derken
kendimizi Londrada bulduk.




Insan ayirim nedir ? Toplumlar nasil siniflara ayrilir ? Ben kimim ? Avrupa ulkesinde nasil algilaniyorum ? Sorularinin yanitini ucak'tan iner inmez pasaport kontrolune dogru giderken anliyor.
Az once ucakta kardes kardes geldigimiz sevgili dunya insanlari olan bizler EU ve Non EU diye ayrilinca
anliyorsunuz; hatta ister istemez bakiyorsunuz
bu 2 koltuk onumde oturan kir sacli adam ve yanindaki genc kadin EU uyesimiymis,allah allah tipleri oyle gostermiyordu
yanimda 4 saat boyunca uyuyan, cocugu ortalarda kalan, arapca konusan kadin ; nasil ya o da mi EU uyesi, Ingiliz bir adamla evlenmis herhalde
ucaga binmeden once sempatik bir  tebessumle birbirimize baktigimiz universite ogrencisi kiz ile de yollarimiz ayrılıyor, pasaport kontrolu oncesi
Ayri dunyaların insaniyiz bu havalalaninda ey sevgili dunyali kardesim
Sen yoluna devam ediyorsun, 
Ben ise UK border agency'nin hazirladigi mini kartlari dolduruyorum
Hay allah ya neydi kalacagimiz yerin telefon numarasi
bugun 20 ocak  23 ocak oglen donuyoruz, yani 4 gun 3 gece kalmis oluyoruz
meslegim, projeci : anlayacaklarmi acaba ?
Bu arada benim gibi Non EU uyesi sevgili Turk kardesim
elimdeki tukenmez kalemimi istiyor

"Kaleminizi alabilir miyim ? "
Alamazsin demek istiyorum içimden ;çunku elimdeki kalem Oz'un bana dogum gunu hediyesi,alamazsin

surekli birseyler yazma ihtiyaci hisseden bir kadin oldugumdan, cantamda 5 kalem , birden fazla kagit bloknotlar falan olur genelde
"Elimdeki kalemi veremem" diyorum  ama cantamdan baska bir kalem cikarip sevgili Turk kardesime iletiyorum
"kalem kalabilir" diyorum
sonra kos pasaport kontrolune.

Pasaport konrolundeki kadina gereksiz bir siritmanin ardindan ve klasik sorulari basariyla tamamladiktan sonra
evet su an olmak istedigimiz yerdeyiz.

Bu tatili de hakettik,2010'un uzerimizdeki kalintilarini burada birakmayi planliyoruz
basariyoruz da :)

**
Elif Şafak'in yeni romanini yazmak icin neden Ingiltereyi tercih ettigi cok acik; sehir bir sanat sehri
her yerinde bir sanat var; tarih onlarin tarihi degil ama toplamislar sergiliyorlar.Sokaklarda gercek ingilizleri cimbizla secip cikarmaniz gerekiyor; dunyanin  hersehrinden insan var burda. Kozmopolit kelimesini kullanacaginiz bundan  daha uygun bir yer azdir herhalde dunya uzerinde.Birde hava kapali, gri bulutlar,yagmur...  Gozlem yapmak,gozlemlediklerini yazmak icin oldukca elverisli ve de verimli bir memleket.













**
Londra da sehrin altinda sehrin ustundekinden daha yogun bir kalabalik var ,gunde 3 milyon'u aşkın insan gelip geciyormus metrodan.
Biz de 3 gun boyunca o 3 milyon insandan biriydik
Ilk dikkatimi ceken ve imrenerek  hatta sasirarak baktigim olay; insanların %80'i okuyor:
kitap-gazete-dergi okuyan,ipad'inden okuyan, iphone'nundan okuyan,bulmaca cozen insanlarla dolu her taraf
ne guzel bir manzara allahim
Abartmiyorum;yuruyen merdivenlerde okuyan insanlar da gordum.

"Şehri guzel yapan ,insanlarin suratlari degil ya " dedi Babam, cok dogru soyledi.

Pasaport kontrolunden gecerken ki kadinin bize kustah bakisi degil de , iste bu durum ezdi beni.

Metro'nun icinde de şap diye fotograf cekmeye cesaret edemedigimden gizlice cektigim flu resmi paylasiyorum :(


**
Ama annemin  yemeklerini ozledim ; yemek olarak tek kultur sandwich malesef, her yer sandwich dukkanı,super marketlerde koca koca bolumler var sandwich icin
yenebilecek baska birsey yok
Kotu bir fish&chips macerasindan sonra kendimizi alkole verdik
yani kendimizi klasik ingiliz pub'larina attik

Ne guzel kulturdur kardesim is cikisi  suyunu cikarmadan 1 tek atip sonra eve dogru yola koyulmak


**
Kocaman yesil alanlar,parklar da Londra'nin baska bir guzelligi ve o parklar'in icinde saat mevfumundan bagimsiz -3 derece de kısacik şortlar ile koşan insanlar
Bizde bu arada  saskin gozlerle sincaplara bakiyoruz :)


**

Yapılacak o kadar cok sey vardi ki; 3 gune ancak sehre tepeden azicik azicik bakabilmeyi sigdirabiliyoruz.

Bir sonraki gezimiz icin Londra ile sozlesip,vedalasiyoruz...


2 yorum:

  1. canım benim,paylaşımlarını okudukça orada olmayı seninle beraber gezebilmeyi o kadar çok istedimki...
    gerçekten çok güzel bi yer gibi gözüküyo,keşke bende oralara gidip,geçmişimin bazı bölümlerini orada bırakıp geri gelebilsem...
    seni çok seviyorum canım benim....(elçin)

    YanıtlaSil
  2. Elcinim, ingiltereye gitmene gerek yok sen bana gel ben sana derman olurum
    Ozlemle operim

    YanıtlaSil