26 Aralık 2010 Pazar

Sunday White







2010 yılının son haftasonuydu;artık seneler ne kadar hızlı geçiyor,zaman kavramı anlamını yitirdi
haydi hep beraber dilekler tutalım gibi klişelerden bahsetmeyeceğim tabi ki...
Ben ki herkesin yaptığı şeyleri yapmaktan,söylenen şeyleri tekrar etmekten,giydiklerini giymekten,sürdüklerini sürmekten,genel olarak yapılan klasik olgulardan hoşlanmayan ,soyadımın aksine
hiç kimseye,hiçbirşeye benzememeye çalışan ;hayatta en korktuğum şeyin birileriyle ,birşeylerle BenzeR olmak olduğunu düşünen ve bunu yaşam gayesi olarak kendime adamış bir insan olarak
Yeni Yılın anlamı benim için ,yeni beyaz bir sayfa hani şu:
İlkokul-ortaokul zamanında arkadaşlarıma verdiğim janjanlı defterlerin sayfaları gibi ve hep orda da belirtildiği gibi kalbim kadar temiz sayfa :)



Her geçen yıl ,yaşımın artması dışında bana birşeyler öğretiyor,öğretmeye çalışıyor artık ben de ondan ne alabiliyorsam alıyorum.
Şunu çok açık ve net olarak görebiliyorum ki; değişiyorum ya büyüdüğümden ya deneyimlendiğimden
ya kendiliğinden ya da d) şıkkı hiçbirinden...
Ama her yeni seneye girdiğimden bir önceki ben olmuyorum
Ben olan yanlarım iyice ben oluyor kemikleşiyor
Ben olmayan yanlarımla cebelleşip onları kendime lokalize* ediyorum.
*lokalize diye bir kelime de yok bu arada ,kurumsal hayat'ın sözcük dağarcığıma kattığı eşşiz ! kelimelerden biri .

Hazır 2010'un aralık ayında ay tutulmuş,ben de ay ile ilgili ne varsa herşeyden fazlasıyla etkilenen bir şahsiyet olarak ,bu senenin son ay tutulmasının ben de yaratacaklarını ve 2011'i iple çekiyorum.

Gelin yeni deneyimler gelin , gelin ki benzersizliklerimi daha da perçinleyeyim daha da ben olayım.

Yoksa yeni yılın benim için keyifli,muhabbetli bir içki sofrasında kadeh kaldırılırken dilenen içten dileklerden daha fazla bir anlamı yok :=)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder