14 Şubat 2011 Pazartesi

Günler...



Mayıs'in ilk pazarı,Haziran ayının ikinci pazarı,Aralık'in ilk gunu,Mart'ın son gunu,Temmuz'un 5'i,
Şubat'ın 14'ü ve devamı...
Bir abla olarak Ablalar günü de istiyorum hatta potansiyel teyze adayıyım Teyzeler gunu de olsun lutfen.


Sonuç:Kutlanması gereken günler,kutla!


Eylem: Hediye al,samimiyetsiz telefon konusmalari yap,öpüş,koklaş,kutlamaya yaraşır davran


Peki...


Biraz önce alisveristen geldim; erkeklerin %85'nin elinde çiçek var
Alisveris merkezinde almayani dovuyorlar zaten; "almayan erkek kütük olduğunu damgalayacaktır ey ahali duyurulur" gibi bir psikolojiye sokmuslar adamcagizlari
Anlayan,anlamayan,kutlamak isteyen -istemeyen herkes almis belli


Ama benim gözümde en acikli olan hikayeler : 
en sevgisiz çiftlerin 14 Şubat yemeği çatısı altında yaptıklari
jiks bir mekanda yapılan duygusuz yemekler
ya da tam tersi
sevgi pıtırcıkları olduklarını sanan ama alakaları olmayan ,vıcık vıcık çiftlerin sarmaş dolaş yedikleri yemekler


Bu her iki hikayenin de ortak özelliği 
sevgililer gününü kutluyor olmalari ancak sevgi kavramı ile yakından uzaktan alakaları olmamalari
ne ironi ama


Sevginin güne,kutlamaya,hediyeye ihtiyacı var mi?


Ama hatırlanmaya ihtiyacı var...


Özdemir Asaf ile kapatayım bugunü




AŞKIN BALADI



Andırırsın beni bana, bana beni,
Dediklerinde, duyduklarında,
Yazdıklarımda seni bana, bana seni,
Söylemesem bile, saklamadıklarımda.
Ah hep aklımda, hep aklımda;
Andırırsın seni sana, sana seni,
Gözlerinde, kulaklarında, dudaklarında.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder