18 Ekim 2010 Pazartesi

Şekillerim ve Ben

Şekillerim ve ben 30 yaşıma kadar çok mutlu mesut büyüdük,bugünlere geldik
herşey güllük güllüstanlıktı;bacası tüten pembe boyalı evimizde takılıyorduk
ne oldu da birden tokatlar suratıma çarpmaya başladı
Tamam yeter dur dur dur yalvarırım dur kıpkırmızı oldu suratım

Yine hangi dersimi alamamışım hayattan ?
Ne imiş o zamanında göremediğim,anlayamadığım ama şimdi canımı bu kadar acıtan şey?

2008'in Kasım ayından beri sorguluyorum kendimi ...
Çoğu şeyi de keşfettim,çakralarımı tıkayan ana noktaları buldum,onların üzerine gidiyordum,
mutluydum,huzurluydum
kendime ait derinlerde yer alan çıkaramadığım duyguları bir beyin cerrahı titizliğinde çıkarıyordum olduğu yerlerden;
bunu hiç anlayamamışım
anlayamamışım derken; biliyorum ben kalıpları olan bir kadınım
bunu yakın arkadaşlarım da söylerler bana;hatta eylül sonunda asmalımescid de yakup ta kız kıza içerken bu konu ayyuka çıkmıştı
"ama böyle olmaz,kırman lazım kızım kalıplarını"dediler
tamam fakat bu da beni ben yapan şey
ben şekillerimden dolayı kimseyi kırmadım,ah almadım
değil miiii hayat soyle bana kırmadım kimseyi,kendimi
kendimce yaşadığım hayat'ın içinde iyiydim ya iyiydim
neyi öğrenmem gerekiyor
kırılıyorum
uzuluyorum

Hakediyor muyum şimdi ben bu yaşadıklarımı ?
Bu mudur yani ?
İnsan illa ki bir çıkış yaşadıktan sonra inişe geçmek zorunda mıdır ?
O iniş de bu kadar mı acılı olur?
Şimdi daha mı iyi oldu yani;
Kendimi değersiz ve mutsuz hissediyorum
Ne olacak şimdi ?

Gece uzun sürmeyecek değil mi ? İlla ki sabah olacak,gün doğmayı bekliyor değil mi ?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder